12 Eylül darbesinden sonra yerli sinema neredeyse tükenme noktasına gelmiş, videokasetlerin de yaygınlaşmasıyla sektör artık iyice çıkmaza girmiştir. Film üretiminin oldukça azaldığı ve o eski şaşalı Yeşilçam günlerinin özlendiği dönemlerdir. En çok “iş yapan” filmler arabesk soslu filmlerdir. Küçük Emrahların, Küçük Ceylanların, Banu Alkanların, Serpil Çakmaklıların, Nuri Alçoların dönemidir aslında. Ancak bu dönemde öyle güzel filmler de yapılmıştır ki…

Şunu da eklemeliyiz ki; 80’lerde Atıf Yılmaz, Müjde Ar, Yavuz Turgul ve Şener Şen film çekmemiş olsaydı bu liste çok kısır kalacaktı. İşte 1980’lerin yüz akı filmlerden bazıları.

1- Çiçek Abbas (1982)

Sinan Çetin‘in yönetmenliğini yaptığı ve başrollerinde İlyas Salman, Şener Şen ve Pembe Mutlu‘nun yer aldığı film sinemamızın en sevilen filmlerindendir. Filmin yönetmeni Sinan Çetin filmle ilgili şunları söylüyor:  “Film o kadar dramatik gidiyordu ki, filmin iyi kalpli kahramanının sevdiğini elde etmesini çok istedik. Bu aynı zamanda o zamanki toplumun kabuklarının değişmesi için de çok önemli bir fırsattı. Genelde filmler kötü sonla bitiyor, insanlar eve ağlayarak gidiyordu. Abbas çok emek vermişti, hayalleri vardı, işine çok bağlıydı, bazen hayat istediklerinizi size vermez ama biz Abbas’a hak ettiğini vermeliydik ve verdik…”

2- Şekerpare (1983)

Atıf Yılmaz‘ın yönettiği, senaristliğini Yavuz Turgul‘un yaptığı filmin başrollerinde İlyas Salman, Şener Şen ve Yaprak Özdemiroğlu yer almıştır. Osmanlı’nın son yıllarında geçen komedi türündeki film, hâlâ ne zaman televizyonda rastlasak kilitlenip kalmamıza neden oluyor. 80’lerin yüz aklarındandır.

3- Adı Vasfiye (1985)

Atıf Yılmaz yönettiği filmin başrolünde Müjde Ar’ı görüyoruz. Necati Cumalı’nın “Ay Büyürken Uyuyamam” adlı kitabındaki beş öyküsünden uyarlanmış fantastik bir kadın filmidir. Filmde, yaşamı Ege kasabalarında erkekler arasında el değiştirip sürüklenerek geçen Vasfiye adlı taşralı kadının hikâyesi farklı anlatıcılar tarafından anlatılmaktadır. Atıf Yılmaz ve Müjde Ar‘ın “kadın filmleri“nden biridir.

4- Züğürt Ağa (1985)

Yavuz Turgul’un yazdığı, Nesli Çölgeçen’in çektiği mükemmel film! Şener Şen‘in dev performansıyla parlattığı bu harika film, Türkiye’de feodalizmin çöküşünü konu alıyor. Bol ödüllü bu filmde yağmur yağmaması ve kuraklığın başlaması üzerine köylüler ağanın ürünlerini çalıp satar ve İstanbul‘a kaçarlar. Ağa da topraklarını satarak, İstanbul’a göç eder. Fakat şehir yaşamına ayak uyduramayan ağa elinde, avucunda ne varsa yiyip tüketir. Komedisi dramından geri kalmayan nadir filmlerdendir.

5- Asiye Nasıl Kurtulur? (1986)

Vasıf Öngören‘in aynı adlı eserinden Barış Pirhasan‘ın senaryolaştırdığı, Atıf Yılmaz‘ın yönetmenliğini yaptığı filmin başrolünde 80’lerin birçok iyi filminde görmeye alıştığımız Müjde Ar‘ı görüyoruz. Toplumsal eleştirisi bol olan bir komedi filmi olmasının yanında, dans ve müzikleriyle de öne çıkan filmi “müzikal film” olarak adlandırmak yanlış olmaz. Filmin oyuncu kadrosu da dev isimlerden oluşuyor, şiddetle tavsiye ettiğimiz bir filmdir efendim.

6- Aaahh Belinda (1986)

Yine Atıf Yılmaz yine Müjde Ar ve yine bir “kadın filmi“! Barış Pirhasan‘ın senaryosunu yazdığı film, yine aynı yıl ve aynı kadroyla çekilen “Asiye Nasıl Kurtulur?” filmine de göndermelerle dolu. Fantastik komedi türündeki filmin diğer başrolü Macit Koper.

7- Muhsin Bey (1987)

Yavuz Turgul‘un yazıp yönettiği filmde başrolleri Şener Şen ve Uğur Yücel üstleniyor. Yine harika oyuncu performanslarıyla film bugün bile en iyi Türk filmleri listelerinde başlarda yer alıyor. Film, prensiplerine bağlı eski bir müzik yapımcısı olan Muhsin Bey ve şöhret olmak isteyen Ali Nazik ismindeki saf delikanlının basit macerası olarak başlayıp, Muhsin Bey’in yaşam ve onur mücadelesine dönüşen olayları konu almaktadır.

8- Arabesk (1988)

Absürt komedi tarzındaki bu film Ertem Eğilmez‘in son filmidir. Senaryosu Gani Müjde‘ye ait film tam bir Yeşilçam parodisidir. Müjde Ar ve Şener Şen başroldedir.

9- Karılar Koğuşu (1989)

Başrollerini Kadir İnanırHülya Koçyiğit ve Perihan Savaş‘ın paylaştığı Halit Refiğ‘in yazıp yönettiği film adeta film festivallerinden ödülleri silip süpürmüştür. Film, Kemal Tahir‘in Malatya Cezaevi’nde yattığı bir dönemin öyküsüdür.