FOTOĞRAFTA GÖZLER NEDEN KIRMIZI ÇIKAR?

Gözbebeklerimiz dış ortamdaki ışığa bağlı olarak büyüyüp küçülür. Gözbebeği yüksek ışık düzeyinde küçülürken düşük ışık düzeyinde büyür. Flaş genellikle düşük ışık koşullarında kullanılır. Fotoğraf çekilmeden önce ortam az ışıklıdır ve gözbebekleri büyümüş durumdadır. Flaş bir anda patlayınca gözbebekleri kapanmaya fırsat bulamamış olur. Gözbebeklerinden içeri giren ışık gözümüzün içinde arka kısımda bulunan retina tabakasına çarpar ve geri yansır. Gözbebekleri büyük halde olduğu için yansıyan ışığın büyük kısmı fotoğraf makinesine geri döner. Retina ve çevresinde gözü besleyen kan damarları bulunduğu için de buradan yansıyan ışık fotoğrafta kırmızı bir leke oluşturur. İşte bu yüzden ışık az olduğu zaman, flaş kullanılarak çekilmiş fotoğraflarda gözler kırmızı çıkar.

Uzmanlar fotoğrafta bu kırmızılık yoksa bir sorun olduğu göründedir. Gözde bu kırmızılık görünmüyorsa ya da tam tersi kırmızılık yerine göz bebeğinde bir beyazlık algılanıyorsa, bir göz doktoruna muayene olunması gerektiğiyle ilgili fikir birliği vardır.

EN SERT MALZEME OLAN ELMAS NASIL KESİLİYOR?

Elmasın şekillendirilmesi Orta Çağ’a kadar dayanır. Bundan önce ise doğal şekliyle kullanıldığı biliniyor. Ancak elmasın sert oluşu istenildiği gibi şekillendirilmesini engeller. Elmasın doğal halinde, kusursuz bir kristal yapı ve bu yapının bozulduğu kısımlar bir arada bulunur. Elmas, yapısındaki bu kusurlar sayesinde, içinde elmasın da bulunduğu çeşitli araçlar kullanılarak kesilir ve şekillendirilir. Yani elmas yine elmas kullanılarak kesilir.

Bununla birlikte… Elmas yakın zamana kadar dünyadaki en sert malzeme olarak biliniyordu. Ancak kübik bor nitrür ve lonsdaleite minerallerinin elmastan daha sert doğal malzemeler olduğunu gösteren bilimsel çalışmalar var. Tamamen insan üretimi olan kübik bor nitrür, öylesine dayanıklı bir madde ki imalathanelerde kesici aletlerin yapımında elmasın yerini çoktan almış durumda.

DENİZ SUYU NEDEN TUZLUDUR?

Deniz sularındaki tuzun asıl kaynağı yeryüzündeki kayaçlardır. Atmosferde yol kat eden yağmur suyu zayıfça asit özellik gösterir. Sahip olduğu bu özellik sebebiyle yağmur suyu, kayaçlarla etkileştiğinde kayaçların aşınmasına neden olur. Bu aşınma ile sularına kayalardaki tuz karışır. Çaylar, nehirlere katılır; nehirler de denizlere… Böylece tuzlu su denizlere karışmış olur.

Güneş’ten gelen enerji deniz yüzeyindeki saf suyun buharlaşarak atmosfere karışmasına neden olurken çözünmüş iyonlar suda kalır. Bu nedenle zamanla deniz ve okyanus sularındaki tuz yoğunluğu artar.