“SANSÜRCÜLER KENDİ İŞLERİNİ, BİZ DE KENDİ İŞİMİZİ YAPIYORUZ. SON KERTEDE AYAKTA KALACAK OLAN BİZİM İŞİMİZDİR.”

İran Yeni Dalgası’nın öncü isimlerinden, her daim şiirsel bir dile sahip nefis filmlerin yazarı ve yönetmeni Abbas Kiarostami’nin sansür hakkında düşünceleri…

(…) Devrimden önce ya da sonra, sansürün benim çalışmalarımı etkilemediğini söyleyebilirim. Ancak bu kendisinden doğallıkla bahseden filmciler için geçerli olmayabilir. Bence İran’da şimdiye dek sansür diye bahsedilen şey çoğunlukla dini kısıtlamalar olarak algılanmalıdır. Sansür, düzenli kuralların olmadığı yerde ortaya çıkar. Kimileri filmlerden bazı sahneleri atmaya karar verebilir. Şimdilerde kadınlar başlarını hafifçe örtseler bile görünemiyorlar. Temasla ilgili de katı kurallar var.

Açıkçası kendi kendimizi sansürlediğimizi söyleyemem. Ancak kuralları çok çabuk öğreniyoruz ve kendimizi bu şartlara göre konumlandırıp filmimizi yapıyoruz. Şimdiye dek hep yapmak istediğim filmleri yaptım. Basit bir şekilde kodları kullanıp sıradan bir hikâyeyi bir filme dönüştürmek istemediğim için bu filmleri çevirmedim. Kodlardan kaçınıp basit bir hikâyeyi filme dönüştürmek istedim. (…)

Abbas Kiarostami (22 Haziran 1940 – 4 Temmuz 2016)