Yaşlı dünyamızın kanayan ve kaynayan bölgelerinden biri olan Ortadoğu ve Afrika kıtası zengin petrol ve doğal gaz kaynakları nedeni ile batılı ülkelerin iştahını kabartmaktadır. Kuzey Afrika’nın en önemli ülkelerinden biri olan Libya’da aynı derecede öneme sahiptir. Büyük Satranç denkleminde Libya, 2010 yılında başlayan Arap Baharı ile Arap dünyasındaki gücü ve etkisini yitirmiş, iç savaşın yaşandığı ve kaosun hâkim olduğu ülke sınıfına geçiş yapmıştır. Uzun yıllar Osmanlı egemenliğinde olan sonra Uşi Antlaşması ile İtalyanların kontrolüne geçen Libya, ilk sömürge deneyimini İkinci Dünya Savaşı sırasında İtalya ile yaşamıştır.

Savaş döneminde çok yakın müttefik olan İtalyan ve Alman faşist yönetimleri, kitleleri kontrol etme güçleri ile haritaların ve ülkelerin sınırlarının sürekli değişmesine yol açmıştır. Almanya’da Hitler, Propaganda Bakanı Joseph Goebbels ile hem kendi kamuoyunu hem dünya kamuoyunu propaganda filmleriyle ikna etme yoluna gitmiştir. Benito Mussolini yönetimindeki İtalya da aynı yolu takip ederek propaganda filmleri dönemini başlatmıştır.

Günümüzde süper güç ABD, Pentagon – Hollywood işbirliği ile propaganda makinesini çalıştırmaya devam etmektedir.

Bingazi

Libya’nın Jeopolitik ve Jeostratejik Önemi

Libya, coğrafi açıdan Malta adası, İtalya ve İspanya’ya yakın bir ülkedir. Afrika’dan Avrupa’ya insan kaçakçılığı ve mülteci göçünde merkezi bir konumdadır. Libya’nın çöl bölgelerinde henüz değerlendirilip işlenmemiş çok zengin petrol, doğal gaz ve yeraltı zenginliklerinin bulunduğu öngörülmektedir. İkinci Dünya Savaşı’nda İtalya’nın denetimine ve yönetimine giren Libya, savaş sonrası yeni yükselen güç ABD’nin özel ilgi alanına girecektir. 1942 yılında gösterime giren Bingazi Yıl 1941 (Bengasi Anno ’41) ve bu yıl vizyona giren ve ülkemizde sinemalarda politik nedenlerden ötürü gösterilmeyen 13 Saat: Bingazi’nin Gizli Askerleri (13 Hours: The Secret Soldiers of Bengazi) filmleri, geçmiş, bugün ve yarınımız konusunda ilginç ipuçları vermektedir.

Bingazi Yıl 1941 filminde Fasco Giachetti, Maria Von Tasnady ve Amadeo Nazzari oynuyor. Yönetmen ise Augusto Genina. Film, adını verdiği Bingazi şehrinde değil, İtalyan sinemasının kalbi Roma’da CineCitta stüdyolarında çekilir. İkinci Dünya Savaşı döneminde Hitler Almanyası’nda yönetmen Leni Riefenstahl öne çıkarken, Mussolini İtalyası’nda yönetmen Augusto Genina ve oyuncu Fasco Giachetti propaganda sinemasının öncüleri olur.

Yönetmen Genina, 1892’de Roma’da doğdu. İtalyan sinemasının ilk yönetmenlerindendir. İtalya’da basılan Il Mondo dergisinde tiyatro eleştirmenliği ve mizah öyküleri yazarlığı yaptı. 1913 yılında “La Moglie di Sua Eccelanze” adlı filmle sinema kariyerine başladı. 1929 yılında Fransa’ya yerleşti ve yönetmen Louise Brooks ile “Miss Europe (1930)” filmini çekti. Fransa ve Almanya’da ses teknolojisi eğitimi aldı. “Lo Squadrone Bianco” ve “The Siege Alcazar” filmleri, propaganda sinemasının başyapıtları olarak kabul edilir.

Fosco Giachetti ise Mussolini dönemi İtalyan sinemasında öne çıkan bir aktördür. Augusto Genina ve Fosco Giacetti,  baskıcı rejim döneminde propaganda ve savaş temalı birçok filmde beraber çalışmıştır. Faşist rejim dönemi İtalyan sinemasında propaganda filmlerini inceleyen yazılı kaynaklarda Giacetti “Üniformalı Oyuncu ” olarak tanımlanır. Dönem üzerine yapılan araştırmalarda militarizm, yıldız oyuncular ve siyasi rejim arasındaki görünür ve görünmez ilişkiler irdelenir.

Bingazi

İngiliz işgalinden İtalyan hâkimiyetine

Film, 1941 yılında İngiliz işgali altındaki Bingazi şehrinin İtalyan hâkimiyetine geçişi sırasındaki olayları konu alıyor. İtalyan gizli servisinde görevli Yüzbaşı Enrico Berti’nin İngilizlere karşı olan mücadelesini görsel biçimde yansıtıyor. Berti, İngilizlerin savaş planlarını öğrenmek için büyük bir çaba gösterir. Film boyunca İngilizler, İtalyanlar ve Almanların bölge üzerindeki güç ve hegemonya savaşını izleriz. Filmde Bingazi’de yaşayan yerel halktan insanlara veya kabilelere rastlayamayız, bu güç mücadelesinde onlar yoktur! Film, İngilizlerin Bingazi’yi terk etmesi ve yerine gelen İtalyan – Alman ortak askeri gücünün şehre girişini İtalyan ve Nazi bayrakları asan ve sallayan halkın, coşkulu sevinç gösterileri ile son bulur. Sevinç gösterileri yapan İtalyan halktır!

Bingazi Yıl 1941 filmi, 1942 yılında Venedik Film Festivali’nde gösterime girer. O yıllardaki siyasi atmosferin etkisiyle Mussolini adına özel ödüller veriliyordur. Film, En iyi İtalyan filmi ve Fosco Giacetti ise En İyi Aktör dallarında Mussolini Kupası ödülünü kazanır.

1942 yılına kadar İtalya, İngiltere ve Fransa arasında güç paylaşım savaşını yaşayan Libya, 1951 yılında bağımsızlığını kazandı. 1969 yılına kadar krallıkla yönetildi. 1 Eylül 1969 yılında askeri bir darbe ile Muammer Kaddafi yönetime el koydu. 1977 yılında ülke, Libya Arap Halk Sosyalist Büyük Cemahiriye adını aldı. 2010 yılına kadar Arap tarzı sosyalist bir anlayışla yönetilen Libya, ülkesinde çıkarılan petrolü dolar yerine euro olarak satmayı tercih edince bir anda ABD’nin fiilen desteklediği Arap Baharı ile karşı karşıya kaldı. 2011 yılında Arap Baharı’nın etkisi ile Libya’nın kurtuluşu ilan edildi! 2012 yılında, 140 civarında kabilenin varlık gösterdiği ve kaosun hâkim olduğu Bingazi şehrinde bulunan ABD büyükelçiliğine radikal İslami gruplar saldırdı. Olay, büyükelçinin trajik biçimde öldürülmesi ile son buldu.

Bingazi

13 Saat: Bingazi’nin Gizli Askerleri

Michael Bay’in yönetmenliğini yaptığı 13 Saat: Bingazi’nin Gizli Askerleri filmi, 2012 yılında ABD’nin Bingazi Büyükelçiliğine El Kaide benzeri terör örgütleri tarafından yapılan saldırı öncesi gelişen olayları ve saldırı anını beyazperdeye yansıtıyor. Film, Amerikan İstihbarat Örgütü CIA’e bağlı çalışan özel askeri şirket elemanı paralı askerin gözünden en yakın arkadaşı ve Dışişleri Bakanlığı görevlisinin olay sırasındaki kayıplarını anlatıyor.

Sakin bir uçak seyahati ile Bingazi’ye gelen paralı askerin şehre adım attıktan sonra kaosun ve kargaşa’nın içinde kendini bulması ile başlıyor film. Bu paralı askerler, gizli üste tatil havasında günlük yaşamlarını sürdürmektedir. Üs duvarları dışında Bingazi’de yaşayan halk, çatışma ve iç savaş arasında sıkışık biçimde yaşamaktadır. Büyükelçiliğe saldırı olacağı haberini alan gizli üsteki paralı askerler, Büyükelçiyi kurtarmak için üs ile elçilik arasında 1.5 kilometrelik kısa yolu aşarak elçilik binasına ulaşmaya çalışır. Gizli Askerler’in, kimin dost kimin düşman olduğunu ayırtına varamadığı bir ortamdır. Radikal grupların Büyükelçilikten sonra ikinci hedefi gizli üstür. Tehlike, bumerang gibi bu sefer kendilerine döner. Çok kanlı bir çarpışma/muharebe sonucu sivil askerler, kuşatmayı yarıp yüksek güvenlikli araç konvoyu eşliğinde ülkeyi terk eder.

Türkiye’de gösterime girmeyen filmde, radikal grup içindeki Türk bayraklı tişört giyen militanın vurgulanması, ulusal basında çok büyük tepkilere neden oldu. Bu olgu, dünya kamuoyunda yeni düşman algısı yaratmaya yönelik Hollywood – Pentagon ortak mühendisliği ile karşımıza çıkıyor. Film, gerçek yaşamda karşılığını bulan yan olaylarla güncelliğini koruyor. Mesela Büyükelçilikte çatışmada ölen görevlilerin ailelerinin o dönem Dışişleri Bakanı olan ve bu ay (kasım) yapılacak başkanlık seçimlerinde aday olan Hillary Clinton’a dava açması ilginç bir ayrıntı…

Bingazi

Gündüzleri maç seyreden, geceleri savaşan!

Filmin adında geçen Gizli Askerler kavramı ile düzenli askeri birlikler ya da bu birliklere bağlı özel askeri timler yerine kamuoyunda “Blackwater Skandalı” olarak bilinen özel askeri şirketlere bağlı çalışan paralı askerler ima ediliyor. Gerek filmde gerek açık kaynaklara yansıdığı biçimde bu şirketlerde çalışan unsurlar, klasik emir-komuta zinciri dışındadır. Bu çatışmayı üssün sivil kökenli müdürü ile şirket için çalışan paralı asker arasındaki karşılıklı diyaloglarda görürüz.

Propaganda makinesini çalıştıran yönetmen Bay, filmde devrik lider Kaddafi’nin iktidar dönemi ve sonrası halk tarafından linç görüntülerini arşiv görüntüleri eşliğinde verir. Elçiliğe ve üsse yapılan saldırı sonrası gelişmeleri ise Bingazi’de yaşayan halkın büyükelçinin öldürülmesini protesto görüntülerini dış ses eşliğinde TV kanalının haber anonsu ile duyarız.

13 Saat: Bingazi’nin Gizli Askerleri filminde halk, gündüzleri maç seyreden, geceleri ise savaşan, terör eylemleri yapan, varlıkları belirsiz insanlar olarak yansıtılıyor. Demokrasi getiren Üs’teki sivil ve sivil olmayan unsurlar ile halk arasındaki teması elçilikte çalışan yerel tercümanda görürüz. Tercüman, filmin sonunda ait olduğu yere geri döner. Sonra başına gelenler hakkında veya yaşayıp yaşamadığı hakkında bilgi edinemeyiz.

Haritalar değiştikçe propaganda makinesi çalışmaya devam ediyor. Emperyalizm, Ortadoğu’dan Yakındoğu’ya doğru emin adımlarla yolunda ilerliyor. İki film, önümüzde yaşayacağımız gerçeklere ve dünyaya dair perspektif çiziyor.

 SERKAN PAYDAK

*Bu yazı daha önce Sine K Dergi’nin Kasım-Aralık 2016 tarihli 1. sayısında yayımlanmıştır.