Etki Altında Bir Kadın

“Etki Altında Bir Kadın (A Woman Under the Influence, 1974)” filmini izlerken James Brown’un hayat verdiği ‘’It’s a mans world’’ şarkısının sözleri aklıma geldi. Zaten, filmde, müzikten çok fazla yararlanılmamış. Ben de bu şarkının film için doğru bir tercih olabileceğini düşündüm. Fakat kısa bir süre sonra bu fikirden vazgeçtim. Zira bu şarkı tercihi yönetmenin tarzına pek de uygun değil. Çünkü şarkı zaten ismiyle kendisini ifşa ediyor ve sözleri herkes için çok anlaşılır. Cassavetes’in eğer yaşasaydı bu durumdan çok hoşnut olmayacağının farkındayım. O, tüm dünyayı etkisi altına alan eril tahakkümün unsurlarını, açıktan açığa anlatmaktansa izleyicilere ufak ufak sezdirmekten yana.  Fakat bir kadın için bu film söylemek istediklerini davul zurna eşliğinde anlatan bir filmden farksız. Çünkü daha ilk dakikadan Mabel’ın hayatı ve yaşadıkları, bir kadın olarak bana çok tanıdık geldi. Bu nedenle Mabel karakteriyle çok kolay özdeşlik kurabildim.

Etki Altında Bir Kadın

Mabel’ın duygusal gelgitleri

Yunan asıllı Amerikan yönetmen ve oyuncu John Cassavetes’in 1974 yapımı filminde, Gena Rowlands ve Peter Falk üç çocukları olan orta sınıf bir aileyi canlandırırlar. Nick, bir inşaat ekibinin şefidir ve işte çok fazla mesai harcar. Geri kalan zamanın çoğunu da iş arkadaşlarıyla birlikte geçirir. Mabel ise eve hapsolmuş ve evliliğin sorumluluğu altında ezilmeye başlayan kişilik duygusu zayıf bir kadındır. O, etrafında yaşanan olaylardan ve diğer insanlardan çok kolay etkilenir bu yüzden sıklıkla kendi duygu dehlizinde kaybolur. Çok kolay sinirlenir, heyecanlanır, otokontrolünü sağlayamaz. Mabel’ın bu halleri arkadaşları ve ailesi tarafından da tuhaf karşılanır. Onlara göre Mabel, mutlu mesut bir aile tablosu içindeki sıradan bir kadındır. Dolayısıyla Mabel’ın duygusal gelgitlerinin ya da psikolojik sorunlarının altında yatan nedenleri kavramakta güçlük çekerler. Bu yüzden Mabel’ı anlamak, onunla empati kurmak yerine onu görmezden gelmeyi tercih ederler. Onu tanımak istediklerinde kendisiyle ilgili şu bilgilere ulaşılırlar ve daha fazlasına da zaten ihtiyaç duymazlar. Mabel, Nick’in eşi ve ondan olan çocuklarının annesidir.

Etki Altında Bir Kadın

“Nasıl olmamı istersen öyle olabilirim”

Fakat Mabel’ın esas sorunu filmde sıklıkla üzerinde durulduğu gibi Nick’in dışarıda kamusal alanda vakit geçirirken Mabel’ın eve hapsolmasıdır. Mabel’ın sosyalleşebileceği bir alan yoktur, diğer insanlarla iletişimi kısıtlıdır. Nick ile yaşadığı bir tartışma sonrasında Mabel, eşine şu cümleleri sarf eder; ‘‘Sen hep onlarla dışarıdasın ben ise çocuklarla hep buradayım(evdeyim)’’. Kendisinin de ifade ettiği üzere Mabel, çocuk sahibi olmak dışında şu hayatta önemli başka hiçbir şey yapmamıştır ve çocuklarını kaybetmekten deli gibi korkmaktadır. Kocasıyla geçireceği bir akşam için üç çocuğunu annesine teslim eder fakat tüm gün hatta çocuklar eve geri dönene kadar Mabel’ın içi içini yer. Kafasında felaket senaryoları üretmeye başlar, çocuklarını annesine teslim ettiğine pişman olur.

Etki Altında Bir KadınNihayetinde Mabel’ın durumu daha da kötüleştiğinde eve bir doktor çağrılır, Mabel’ın akıl hastanesine yatırılmasına karar verilir. Nick, ilk başta bu fikre sıcak bakmasa da sonrasında böylesinin daha doğru olacağında karar kılar. Mabel, çocuklarına ve eşine duyduğu yoğun sevgi nedeniyle işleri yoluna koymaya çalışsa da bunu çoğunlukla beceremez. Bu çırpınışı da  şu sözlerle dile getirir; ‘‘Ne yapmamı istediğini söyle Nick nasıl olmamı istersen öyle olabilirim.’’ Aslında Nick’te eşine tutkuyla bağlıdır. Mabel, tedavi bitiminde eve döndüğünde biraz bocalar nasıl davranacağını bilemez. Nick onun geri dönüşü şerefine yakın arkadaşlarını eve davet etmiştir. Fakat insanların ondan beklentisi çok yüksektir en azından Mabel öyle düşünmektedir, bu yüzden onları hayal kırıklığına uğratmak istememektedir.

Nick, Mabel’ın bu hallerini görünce onu kenara çeker ve ondan içinden nasıl geliyorsa öyle davranmasını,  kendisi gibi olmasını ister.  Peki ya Mabel gerçekte kimdir? Bu sorunun cevabını Mabel bile bilemez. Hayatı boyunca insanlar ona nasıl bir kadın, nasıl bir eş ve nasıl bir anne olması gerektiğiyle ilgili sözler söylemişlerdir. Mabel da onları mutlu etmek için elinden geldiğince rol yapmış, muhtelif maskeler takmaya çalışmıştır. Bu yüzden hangi Mabel’ın gerçek olduğu veya asıl Mabel’ın kim olduğuyla ilgili sorulara cevap veremez. Üstelik içinden geldiği gibi davrandığında çoğunlukla eşinin öfke patlamalarına şahit olur. Eşinin bu agresif hali, diğer insanlar tarafından normal karşılanırken Mabel aynı pozisyona düştüğünde çoğunlukla yadırganır.

Etki Altında Bir Kadın

Toplumsal cinsiyeti inşa eden düşünce

Çocuklarıyla ve eşiyle ilgili her şeyi elinden geldiğince en iyi şekilde yapmaya çalışırken kendini kaybeden bir kadındır Mabel. Maalesef, onun yaptığı hatalar görmezlikten gelinmeyecektir. Çocukların sorumluluğu Nick’in üzerindeyken çocuklara grip olmak yasaktır. Bir sonbahar günü yüzmek için sahile gitseler ve 7-8 yaşlarındayken alkol alıp sarhoş olsalar bile. Fakat sorumluluk Mabel’ın üzerindeyken en ufak bir yanlışta Mabel, alkolik olmak ve iyi bir anne olamamakla suçlanır.  Bu bağlamda toplumsal cinsiyeti inşa eden düşünce şeklinin kadın ve erkek için farklı davranışlar kalıpları geliştirmiş olduğunu bir kez daha görmüş oluruz. Toplumlar böylece erkek ile kadın arasına keskin bir çizgi çekip iki cinse de bir takım görevler, sorumluluklar anlamlar yüklerler. Ortaya çıkan netice bize ideal kadın ve erkek hakkında fikir verir Pierre Bourdieu’nun ifade ettiği gibi eril tahakkümü düşünürken veya onu tasavvur ederken dahi; eril düzenin düşünce kalıplarına ve algılayış biçimlerine başvurup bu kalıpların bir parçası haline geliyor olabiliriz. Üstelik bu kısır döngü çok uzun yıllardır devam etmekte.

Etki Altında Bir Kadın

Samimiyetten uzak sahte kahkahalar

Toplumsal rol cinsiyetin derinine indiğimizde ise karşımıza minimal arketipler çıkar. Bu arketipler ve toplumsal gereksinimler kişilerin dışarıya karşı muhtelif maskeler takmasına neden olur. Bu maskeler, toplumun beklentilerini insanların günlük hayatlarına göre şekillenen bir tavrı, bir nevi bilinçli kişilik bölünmesini simgeler. Mabel’ın içinde bulunduğu durum belki de böylesi bir kişilik bölünmesinden izler taşır. Çünkü toplumun ondan beklentileriyle, Mabel’ın aslında olmak istediği kişi arasındaki farklılıklar onu ikilemde bırakıp ve maskeler takmaya zorlar. Rol yapmaktan sıkıldığı ve maskesinin düştüğü zamanlarda ise sinir krizi geçirir. Soğuk, nobran tavırlar ya da samimiyetten uzak sahte kahkahalar Mabel’ın duygu durumuna uzak, onun yabancı olduğu davranışlardır. Kendisini ifade etmeye çalıştığında ise çevresindeki insanlarla aynı dili konuşmadığını fark eder. Babasından çaresizce yardım istediğinde (“Dad, will you stand up for me?”) babası Mabel’ın yardım çığlığına kulaklarını kapatır, kızının kendisine yönelttiği soruyu yanlış anlayarak ayağa kalkar. Bu sahne tekrarlandığında ise birbirine ihtiyaç duyan iki insan arasındaki iletişimsizliğin, ne kadar önemli bir sorun olduğuna bir kez daha tanıklık etmiş oluruz.

Etki Altında Bir Kadın

Bütün kadınların kendi hayatlarına dair

Gena Rowlands’ın üstün performansıyla izlediğimiz Mabel karakterinde ve onun yaşamında bütün kadınların kendi hayatlarına dair çıkarımda bulunmaları mümkün. Dolayısıyla film, etki altındaki bir kadını yani Mabel’ı anlatmakla kalmaz tüm kadınların hayatlarına, kalplerine dokunur ve söylemek isteyip de söyleyemediklerine tercüman olur. Aslında tüm kadınlar sırf kadın oldukları için bile az ya da çok etki altında kalarak hayatlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar. Bu eril tahakküm örtülü ya da açık olsun tüm kadınların hayatlarına sirayet etmiştir. Mabel, bu kadınların arasında biraz daha hassas, savunmasız ve tükenmiş olanıdır sadece. Böylesi naif bir karakter Gena Rowlands’ın muhteşem oyunculuğu ve hayat arkadaşı olan John Cassateves’in usta yönetmenliğiyle buluşunca Amerikan bağımsız sinemasının en güzel filmlerinden biri çıkmıştır ortaya. ‘‘Cassateves filmin son sahnesinde karakterlerin toplumsal kurumlarca üzerlerinde kurulmaya çalışılan tahakküme karşı çıkmak yerine düzene uyum sağlamaya çalıştıkları sürece benzer sorunlarla yüzleşmeye devam edeceklerini ima eder. Mabel ve Nick, bu yüzleşmeyi yeniden yaşamayı kabullenmiş görünürler ve toparlanıp yaralarını sardıktan sonra yollarına devam ederler.’’ [1]

Kaynak: Gömülü hazineler: Etki altında bir kadın [1]

NOT: Yazının sesli haline buradan ulaşabilirsiniz…

   BELCE ÖRÜ

 

Cadı Avı: Western filmden Afgan kadına

Öğretilen kadınlık: Disney prenseslerinden Miyazaki’nin kadınlarına