Türk edebiyatını derinden etkilemeyi başarmış bir şiir akımı… İşte Garip Akımı ile ilgili her şey

1) Garip ya da Birinci Yeni, ortaya çıktığı güne kadar şiirde kabul görülen bütün kuralları hiçe saymış, yıkmış ve yeni bir dönem başlatmıştır. Devrimsel olarak adlandırılan bu akımın öncüleri Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday‘dır.

2) Orhan Veli, içlerinden belki de en “Garip” olandı.  Lisedeki edebiyat öğretmeni Ahmet Hamdi Tanpınar‘ın yönlendirmesiyle aruz vezinli ilk şiirlerini yazmış, daha sonrasındaysa nesiri şiire adapte edip, Garip Akımı’nı başlatmıştır. En bilindik şiirlerinden olan Kitabe-i Seng-i Mezar ya da Yazık Oldu Süleyman Efendi’ye şiirinde sıradan insanların da şiire konu olabileceğini göstermiş ve şiiri fildişi kulelerden parklara, meydanlara, kıraathanelere indirmiştir.

3) Sanatçı bir aileden gelen Oktay Rifat, Melih Cevdet ve Orhan Veli ile ortaokul yıllarında tanışmış ve birlikte “Sesimiz” adlı dergiyi çıkarmıştır. Serbest ölçüden önce hece ölçüsünü kullanan Oktay Rifat, ardından İkinci Yeni akımına da dahil olmuştur. Aynı zamanda ünlü şair Nazım Hikmet‘in de ikinci dereceden kuzenidir.

4) Melih Cevdet Anday, şiirlerinin yanı sıra dilimize kazandırdığı kitap çevirileriyle de tanınmaktadır. Edgar Allan Poe‘un ünlü Annabel Lee şiiri başta olmak üzere Ezra Pound, Frederic Garcia Lorca gibi birçok ünlü edebiyatçıdan eserlerin Türkçe ilk çevirilerini yapmıştır.

5) Garip Akımı ilk ortaya çıktığında oldukça büyük tepki çekti ve fazla bir ömür biçilmedi. Fakat yürüdükleri yolda kararlı bir şekilde ilerleyen bu üç arkadaş, şiirdeki ölçü kavramını tarihe gömdü ve Türk edebiyatında yeni bir sayfa açtı.

6) Fransız şiirinden etkilenen şairler, gerçekleştirdikleri devrimle Türk şiirine çağ atlatıp, kendilerinden sonra gelen şairlere de ilham kaynağı olmuşlardır.

7) Cemal Süreya bir röportajında Orhan Veli ve arkadaşlarından şöyle bahsetmiştir:

“Orhan Veli ne yaptı şiire? Kasket giydirdi, şiiri sivilleştirdi, şiire elma yemesini öğretti. Bizler garip şiirine bir tepki olarak çıktık ama şimdi düşünüyorum da Garip şiiriyle özelikle de başka yeni şairlerin katılımıyla oluşan şiirle biz ne kadar da etkilenmişiz, ondan ne çok beslenmişiz. Ben kendi payıma konuşayım, onlardan çok beslendim, Türkçe’yi onlardan öğrendim.”