Ankara’nın Yenimahalle ilçesine bağlı Batıkent semtinde kadın muhtar sayısı Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Uğur Mumcu Mahallesi Muhtarı Cennet Mumcu da bu kadınlardan biri. İki dönemdir muhtarlık görevini yürüten Mumcu, alıştığımız muhtar profilinin dışında. Uzunca bir dönemdir radyoda haber spikerliği ve program yapımcılığı yapıyor ve bu toplumun sorunlarını yakından biliyor. Onu tanıyınca: “Bir haberci olarak sorunları kamuoyuna duyurmak mı, yerel yönetimin bir unsuru olarak sorunları çözmeye çalışmak mı daha zor?” diye düşünüyoruz. İkisi de çok büyük sorumluluklar kuşkusuz…Kendisiyle hem haberci hem muhtar olmaktan, yerel yönetim anlayışından ve mahalledeki projelerinden söz ettik.

“MUHTAR ADAYLIĞIM BENİ TANIYANLARIN FİKRİYDİ”

-Ülkede yaşananlara yıllarca radyo programcısı ve haber spikeri olarak bakan biri olarak yerel yönetimlere katılma fikri nasıl ortaya çıktı?

Yıllarca haberci, ardından bir çağrı merkezinde şikayet yönetim birimi yetkilisi olunca meseleleri içselleştirmek, çözüm odaklı bakmak ve hayata dair kaygılar beslemek etrafınızdaki insanların sizi tercih etmesinin de sebebi oluyor sanırım. Benim muhtar adaylığım beni tanıyanların fikriydi… Bir kadın aday olsa da desteklesek fikri üzerine adımın geçmesi, 2014 seçimlerine 1,5 ay kala beni aday yaptı. Tüm mahalleyi birebir dolaşıp iletişime geçince de muhtar oldum.

-Alışılagelmiş muhtar profilinin dışında biri olarak mahalle sakinleri nasıl karşıladı sizi?

Sempati ile yaklaştılar, çok olumlu tepkiler aldım, seçim süreci boyunca motive ettiler, iki seçimde de desteklerini esirgemediler.

kadın muhtar

TÜRKİYE’DEKİ MUHTARLIK TAHAYYÜLÜ

-Mesleğinizin getirdiği özgün taraflarınız Türkiye’deki muhtarlık tahayyülünün çok ötesine taşıyor sizi. Halk size nasıl bakıyor?

Ben meselelere çözüm odaklı ve gerçekçi bakmaya çalışıyorum, ama her meselenin birkaç boyutu var ve baktığınız yere göre de çözümünüz değişebiliyor. Vatandaş meseleleri kendi baktığı pencereden gördüğü ve yorumladığı için kendince çözümler üretiyor ve hayata geçebileceğine inanıyor. Bu biraz karışık bir mesele, şöyle izah etmeye çalışayım; vatandaş mahallesindeki yetki alanı meselesini çok ayırt edemiyor, ilçe belediyesinin büyükşehir belediyesinin ve devletin farklı kurumlarının yetki ve söz sahibi olduğu alanlar var, doğal olarak vatandaş bulunduğu yerden bu meselelere çok vakıf değil, sorunlara da bu minvalde yaklaşıyor. Ancak kentler yasalar ile ve belli teamüller ile yönetiliyor. Ve belli bir sıralama dahilinde çözümler üretiliyor.

Kentlerin katılımcı ve sürdürülebilir bir yerel yönetim anlayışı ile yönetilmesinden yanayım elbette, ama büyükşehir insanı yoğun çalışma temposu, ev, çocuk gibi sorumlulukları sebebiyle aktif katılım gösteremiyor doğal olarak. Muhtarlıklar bu noktada devreye giriyor zaten, vatandaş ile kurumlar arasında köprü görevi görüyor, mahallede ulaşılır bir noktada olduğumuz için de vatandaşın ilk elden görüştüğü kişiler oluyoruz. Somut belediye eliyle yürütülen işler dışında mahalle halkına ulaşmak, sosyal faaliyetler yapmak, işveren ile iş arayan kişiler arasında köprü olmak, ihtiyaç sahipleri ile destek olmak isteyenleri buluşturmak, kütüphane kurup mahallelinin hizmetine sunmak ve sosyal kültürel faaliyetler yapma noktasında gücümüz ölçüsünde çalışmaya gayret ediyoruz.

kadın muhtar

HEM MUHTAR HEM GAZETECİ OLMAK

-Bir gazeteci olarak sorunları dile getirip kamuoyuna duyurmak mı; yerel yönetimde yer alıp sorunları çözmeye çalışmak mı daha zor? Paralellikleri var mı?

Ben her ikisini de yapabiliyor olduğum için kendimi şanslı görüyorum. Temmuz ayına kadar bir radyoda haftada bir saat program yapan biriydim, yeni yayın dönemi için henüz programa başlamadım ama projelerim var elbette.

Gazeteci olarak meseleleri vatandaşa duyurma noktasında aktif rol alıp objektif bir dille duyurabilmek de elbette çok önemli bir sorumluluk. Hem muhtar, hem gazeteci olarak işin mutfağına da vakıf olunduğu için bazı realiteleri göz önünde tutarak tavır alabiliyorsunuz, bu da sizin farkınızı ortaya koyuyor elbette. Haberci olarak da yerel yönetimin bir unsuru olarak da konuyu farklı açılardan irdeleyebiliyor olmak, meseleyi doğru anlayıp, izah etmeyi kolaylaştırıyor.

kadın muhtar

“KADIN MUHTAR OLMAM BANA HEP OLUMLU GERİ DÖNÜŞLER SAĞLADI”

-Peki Türkiye’de kadın muhtar olmak nasıl? Bürokratik mecralarda kadın olmaktan kaynaklanan ne gibi durumlar yaşıyorsunuz?

Ben kadın olmamdan kaynaklı hiçbir sorun yaşamadım, bunda elbette başkentte yaşıyor olmamın, bulunduğum mahallenin sosyal kültürel ve eğitim anlamında Türkiye ortalamasının üstünde olmasının da payı var mutlaka. Kadın muhtar olmam bana hep olumlu geri dönüşler sağladı. Takdir edildim, girdiğim bütün ortamlarda önemsendi. Mahallemde zaten insanlar beni koltuğuma yakıştırıyor ve onlar ile kurduğum diyaloğu kıymetli buluyor.

kadın muhtar

“KADINA ŞİDDETE KARŞI ÖNLEYİCİ TEDBİRLER ÜZERİNDE DURULMALI”

– Şiddete karşı bir araya gelen kadınların şiddete uğradığı yürüyüşler, etkinlikler oluyor… Ülkedeki kadınların durumunu nasıl görüyorsunuz?

Kadına yönelik şiddet, maalesef tatsız ve çok boyutlu bir sorunsal. Kadın zarar gördükten sonra yapılanların çok kıymeti olmadığını mevcut pratiklerden görüyoruz. Aslolan önleyici tedbirler üzerinde durulması ve bu tedbirlerin artırılması. Şiddetin önüne geçmek için kullanılan dilin, materyallerin ve tüm yöntemlerin gözden geçirilmesinin, şiddet kelimesini bile kullanmadan bu yaşamsal konuya eğilmenin farklı bakış açıları ile olaylara yaklaşılmasının önemli olduğunu düşünüyorum.