17. yüzyılda Osmanlı’da yaşadığı söylenen Türk bilgini Hezârfen Ahmed Çelebi’nin Galata Kulesi’nden Üsküdar Doğancılar Meydanı’na uçma hikâyesini bilmeyen yoktur. İnsanın uçma deneyiminin başlangıcı olan bu olayın kahramanını tanıyalım.

1609 – 1640 yılları arasında Osmanlı Devleti’nde yaşadığı düşünülen Ahmed Çelebi, Müslüman – Türk bilginidir. Çok yönlü bir bilgin olması nedeniyle kendisine “Hezârfen” denilmektedir. Hezâr, Farsça kökenli bir sözcük olup 1000 anlamına gelir. Hezârfen ise “bin fenli” (bilimli) yani “çok şey bilen” anlamına gelir.

Onu bu kadar özel kılan ve adını bugünlere taşıyan ise kendi yaptığı, kanat biçimindeki  (bugünkü “yelken kanatlara” benzeyen) hava aracıyla uçmayı başarmasıdır.

İlhamını Cevherî ve Da Vinci’den Aldı

İlk uçma denemelerinde, Leonardo Da Vinci’nin uçma konusundaki çalışmalarında kendinden çok önce bu konuda deneyler yapan 10. yüzyıl Müslüman – Türk âlimlerinden olan İsmail Cevherî’den ilham aldığı söylenmektedir.  İddiaya göre Cevherî’nin bulgularını iyice inceleyen ve öğrenen Çelebi, kuşların uçuşunu inceleyerek tarihi uçuşundan önce hazırladığı kanatlarının dayanıklılık derecesini ölçmek için, Okmeydanı’nda deneyler yapmıştır.

Tek Kayıt Seyahatnâme’de

Hezârfen Ahmed Çelebi’ye ait tek tarihî kayıt ünlü Osmanlı seyyahı ve tarihçisi Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme isimli eserinde geçiyor.

Evliya Çelebi’ye göre, Hezârfen Ahmed Çelebi 1632 yılında lodoslu bir havada Galata Kulesi’nden kuş kanatlarına benzer bir araç takıp kendini boşluğa bıraktı ve uçarak İstanbul Boğazı’nı geçip 3558 m. ötede Üsküdar’da Doğancılar’a indi. Olayla ilgili şunları yazar Evliya Çelebi:

“İptida, Okmeydan’ın minberi üzere, rüzgâr şiddetinden kartal kanatları ile sekiz, dokuz kere havada pervaz ederek talim etmiştir. Badehu Sultan Murad Han Sarayburnu’nda Sinan Paşa Köşkü’nden temaşa ederken, Galata Kulesi’nin taa zirve-i belâsından lodos rüzgârı ile uçarak, Üsküdar’da Doğancılar meydanına inmiştir. Sonra Murad Han, kendisine bir kese altın ihsan ederek: ‘Bu adam pek havf edilecek (korkulacak) bir ademdir. Her ne murad ederse, elinden geliyor. Böyle kimselerin bekası caiz değil,’ diye Gâzir’e (Cezayir) nefyeylemiştir (sürmüştür). Orada merhum oldu.”

Yani Evliya Çelebi’nin anlattığına göre Sultan 4. Murad başarısından korktuğu Hezârfen Ahmed Çelebi’yi altın ile ödüllendirip, sürgün ediyor!

Kıtalar Arası Gerçekleşen İlk Uçuş

Eğer Evliya Çelebi haklıysa, Hezârfen Ahmed Çelebi’nin bu uçuşu dünya tarihinde kıtalar arası gerçekleşen ilk uçuştu!

İnsanın uçma deneyiminin başlangıcı olan bu olay, Osmanlı ve Avrupa genelinde geniş yankı uyandırdı. Dönemin padişahı IV. Murat, uçuş eylemini oldukça beğenmiş ve takdir etmiştir. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde yazdığına göre, padişah tarafından bir kese altın ile ödüllendirilen Hezârfen Ahmed Çelebi, daha sonra Cezayir’e sürgün edildi. Hezârfen Ahmed Çelebi, 1640 senesinde burada yaşamını yitirdi.