Bir futbol maçı oynadığınızı ve bu maçın sonundaki ödülünüzün infaz olduğunu düşünün… Sizleri geçmişe, tam olarak 9 Ağustos 1942 tarihine götürerek, dünyada “Ölüm Maçı” olarak bilinen olayı anlatmak istiyorum.

Savaş Sırasında Bir Futbol Kulübünün Doğuşu

İkinci Dünya Savaşı’nın en sert dönemleri yaşanırken, Ukrayna’nın önde gelen kulüplerinden Dinamo Kiev, Lokomotiv Kiev ve Spartak Odessa’nın oyuncuları savaşa katılmak zorunda kalırlar. Savaş sırasında, bu kulüplerin en bilinen oyuncularından bazıları Almanların eline düşer. Futbolcular, tutsak edildikten bir süre sonra Kiev Valisi’ne serbest bırakılmaları yönünde mektup gönderirler. Bu mektup işe yarar ve Almanya’nın Kiev’i işgal etmesinin de etkisiyle 8 futbolcuya salıverilmeleri için bir şart konur: “Salıverilecek futbolcuların, Almanya devletine bağlılık yemini etmeleri gerekiyor”. Futbolcular, yemin etmelerine rağmen Alman ordusu tarafından sürekli izlenirler.

Ölüm Maçı

Alman ordusunun, Kiev’i işgal ettikten sonraki en büyük yeniliği, şehre hayat katmaları olmuştu. Şehrin birçok bölgesinde tiyatro ve sinema salonları açılmış; etkinlik, konser ve spor aktiviteleri düzenlenmişti. “Ölüm Maçı”nın baş aktörlerinden Start (Başlangıç) kulübü de bu şekilde kurulmuştu.

Start Kulübünün Yükselişi

İkinci Dünya Savaşı başlamadan önce Kiev’de yaşayan Joseph Kordik (Bilinenin aksine Almanya doğumlu değil, Çek Cumhuriyeti doğumludur.), şehirde yer alan bir ekmek fabrikasını işletiyordu. İşgalden sonra Start kulübünün teknik direktörlüğüne de getirilen Kordik, serbest bırakılan futbolcuları kendi fabrikasında işe başlatmıştı. Böylece geriye kalan vakitleri değerlendirip, futbol antrenmanları düzenleyebilecekti. Start kulübünde sadece serbest bırakılan futbolcular oynamamış, fabrikada çalışan diğer işçiler de kulübün bir parçası olmuştu.

Ölüm Maçı

Start Kulübü Hakkında Birkaç Bilgi

Start, bir sendika takımıydı.

Takımda sadece serbest bırakılan futbolcular ve fabrika işçileri bulunmuyordu. Başka fabrikalarda aşçı ve bekçi olarak çalışan iki kişi vardı.

Takımın en genç ismi 27, en yaşlı ismi 35 yaşındaydı.

Takımın kaptanı ise Mikhail Sviridovsky idi.

Ölüm Maçı

Ölüm Maçına Doğru

O dönemin savaş ortamına rağmen Ukrayna’da bir futbol ligi bulunuyordu ve ligde yer alan takımların birçoğu asker takımlarıydı.

Ölüm Maçı

Kordik, Ukrayna liginde yer alabilmek adına futbol için gereken donanımları talep etmişti. Gereken donanımları elde ettikten sonra Kordik yönetiminde maçlara çıkmaya başlayan Start ekibi, ilk 6 maçta hiç mağlubiyet yüzü görmemişti. (Oynanan 6 maçı da Alman ordusunun en yüksek rütbeli teğmeni yönetmişti)

Tarih 6 Ağustos 1942’yi gösterdiğinde, Start ekibi ile Alman ordusuna ait Flakelf (Uçaksavar kullanan asker) takımı karşı karşıya gelmişti. Start, maçı zorlanmadan 5-1 kazanmıştı. Flakelf, bu mağlubiyeti hazmedememiş ve rövanş maçının oynanmasını istemişti. İşte bu rövanş maçı, 9 Ağustos 1942 tarihinde oynanmış ve “Ölüm Maçı” olarak adlandırılmıştı.

Ölüm Maçının Özeti

Flakelf ekibi, maça hızlı başlamış ve 1-0 öne geçmişti. Ancak Start, golün ardından çabuk toparlanmış ve beraberlik golünü atmıştı. Bu golün ardından rakip sahaya daha çok yüklenen Start, ilk yarıda 2 gol daha bulup, devreyi 3-1 önde kapatmıştı.

Kıran kırana geçen ikinci yarıda, Flakelf’in baskısıyla skor eşitlenmişti. Start ise yediği 2 golün şokunu atlatmakta gecikmeyip, üstün bir performansla maçı 5-3 kazanmıştı.

Bütün Hikâye Burada Başlıyor

Söylentilere göre, her şey soyunma odasında başlamıştı. Maçtan önce Alman ordusu mensubu bir albay, Start’ın soyunma odasına girip, takımdan Flakelf’e karşı yenilmesini istemişti.

Ölüm Maçı

Maçtan 9 gün sonra (18 Ağustos 1942), ekmek fabrikasında çalışan 9 futbolcu çalıştıkları yerde tutuklanmıştı. Bu 9 futbolcudan 8’i Nazi kamplarına gönderilmiş, 1’i ise serbest bırakılmıştı. (Serbest bırakılan futbolcunun Alman ajanı olduğu yönünde söylentiler bulunuyor.)

Öldürülen ilk futbolcu, Mikola Korotkyh olmuştu. Korotkyh, Gestapo (Nazilerin gizli polis teşkilâtının ismi) tarafından ağır işkenceler görmüş ve kalp krizinden ölmüştü. Geriye kalan futbolcular, çeşitli Nazi kamplarında tekli hücrelerde tutulmuş, ağır şartlarda çalıştırılmış ve işkencelere maruz kalmışlardı.

Bütün bu yaşananlara rağmen kamplardan ilk olarak, Feder Tyutchev; daha sonrasında Makar Honcharenko, Mikhailo Melnik, Vassyl Sukharev ve Mikhailo Sviridovsky kaçmayı başarmıştı. Kaçmayı başaramayanlar ise çeşitli şekillerde öldürülmüşlerdi.

Kamplardan kaçmayı başaran futbolcular, Rusya’ya döndüklerinde Josef Stalin tarafından Alman ajanı oldukları gerekçesiyle tutuklanmışlardı.

Seneler Sonrası…

1965 yılında, sağ kalan futbolculara SSCB tarafından “Onur Madalyası” takıldı.

1970 yılında, tutuklan ve sağ kalan futbolcuların sonuncusu da hayatını kaybetti.