Savaşla ilgili yazmak istiyorum…

Birini tanıdım, bir ay süreyle, tam karşımda günlük 7 saat izleme fırsatım oldu.

Suriye’den, savaşın tam orta yerinden çıkmış gelmiş.

En güvende olduğunu hissettiği anda bile, gözleri hızlıca bir hareketle etrafı kontrol ederek dönüp, yerine oturuyor. Yüzüne baktığın anda, sanki çenesinden sapık bir hareketle tutmuş kontrol işgalcisinin elinden kurtulmaya çalışır gibi kendini geriye çekiyor.

Bildiği soruya bile, kafasını emin olmaya çalışan bir ağırlıkla sallayarak, “anlamıyorum” cevabı veriyor.

Lokmasını ağzına “nasıl olsa birazdan çıkaracağım” tereddüdü ile götürüyor.

Coğrafyalarda neler yaşandığını yaşamadan bilemeyiz.

Ama bildiğim (kendi adıma konuşmak istiyorum), SAVAŞ var olduğu sürece, her gülüşümden içten içe utanacağım.

Bunu da insanlığın ilk ve en önemli kuralı saymaktan asla geri durmayacağım.

(Bu yazı kısa oldu biliyorum… Ancak savaşı görmüş birini anlatırken gereksiz detaylara takılacak lüksümüz yok!)