Halikarnas Balıkçısı’nın “Merhaba Anadolu” kitabı; tarih, mitoloji ve sualtı arkeolojisi meraklıları için doyurucu, dopdolu bir kaynak!

Binlerce yıl önce ticaret gemilerinin vızır vızır işlediği liman kentleri, tüm Anadolu kıyılarında birbirine kapı komşuydu. Deniz ticareti ve sömürgecilik, dünyada ilk kez bu bölgede başladı. Hiç kuşkusuz, bu limanların önünde nice büyük deniz savaşları da yaşandı.

Milet’ten Trabzon ve Sinop limanlarına, Bizans’tan Ereğli’ye giden yükle dolu gemilerden kim bilir kaçı fırtınaya yakalandı, olduğu yerde battı?

Çanakkale Lapseki (Lampsakus) Limanı; tüm silahları ve ganimetleriyle birlikte Sparta güçleri tarafından batırılan 180 gemilik Atina filosunun, denizin dibini boyladığı yerdi.

Fatih Sultan Mehmet döneminde Rumelihisarı’ndan topa tutulup batırılan sayısız Bizans, Venedik, Cenova gemilerine ne oldu peki?

Büyük İskender ve generallerinin, Deniz Tanrısı Poseidon ve deniz perileri için denize attıkları içi şarap dolu altın kadehler, şimdi Çanakkale’de boğazın dibinde bir yerlerde yatıyor…

Edremit, Asos, Dikili, Efes, İzmir, Değirmendere, Bodrum, Gökova… Sayısız limanın önünde yaşanan deniz savaşlarında, sulara gömülüp giden nice hazineler, arkeolojinin gizi olmaya devam ediyor.

Suyun altında uyuyan bir tarih var… Her kazma vuruşta, topraklarının altından mozaikler, sikkeler, lahitler, heykeller fışkıran Anadolu; en az bu kadar zengin “sualtı” ile sanki bir “tarihi eser deposu” gibi!.. Denizin kumu ve çamuru altında hâlâ gömülü olanlar, gün ışığına çıkarılmayı bekliyor!

İzmir Arkeoloji Müzesi’nin en değerli eserlerinden, bereket tanrıçası Demeter’in tunç heykeli, Bodrum açıklarında süngerciler tarafından tesadüfen bulunmuştu. Datçalı bir süngerci de, som altından iki kupayı, hemen limanın önünden bulup çıkarmıştı.

Bodrum Kalesi içinde yer alan, “Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi” dünyanın en önemli sualtı arkeoloji müzelerinden biri. Amphoralar, MS VII. yüzyıl Doğu Roma Gemisi, camlar, MS XI. yüzyıl Serçe Limanı Cam Batığı, Tunç Çağ Batıkları gibi pek çok eser müzede sergileniyor.

Son olarak “Merhaba Anadolu”da Balıkçı’nın sözlerine kulak verelim:

“Mitolojinin Deniz Tanrısı Poseydon’un tahtının da Datça’daki Knidos (Tekirburnu) açıklarında olduğuna inanılır. Herhalde bu yöreler, denizcilerin Poseydon’a adadıkları binbir türlü adak eşyası ile doludur.”

Halikarnas Balıkçısı Efes’ten Bergama ve Pamukkale’ye, Anadolu söylencelerinden İzmir’in kuruluşuna… Pek çok konudaki engin bilgilerini “Merhaba Anadolu”da, bizimle paylaşıyor. Toprak üstü ve altındaki büyük zenginliklerimiz kadar, sualtındaki arkeolojik hazinelerimize de dikkat çekiyor. Yoğun, şaşırtıcı bilgi ve efsanelerle dolu bir kitap.

Halikarnas Balıkçısı, Merhaba Anadolu, Bilgi Yayınevi (Kaynak)