Kibar Feyzo (1978)

Belki de Türk sinemasının en toplumsalcı filmidir denilebilir. Başlık parası sorunu, kadın erkek eşitliği meselesi, toprak sorunu, ağalık düzeni gibi konulara mizahla yaklaşarak derin göndermeler yapıyor. Kemal Sunal filmleri içinde yeri ayrıdır…

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz (1974)

Aziz Nesin‘in aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanan filmin başrollerinde Halit Akçatepe, Münir Özkul ve Şener Şen gibi oyuncuların yer alıyor. Devlet, Yaşar Yaşamaz’ın nüfus kayıtlarına göre bir ölü olduğunu düşünmektedir ama yine de askerlik görevini yerine getirir. Yaşar nüfus kâğıdı çıkaramaz ve olaylar hem güldürü hem de düşündürücü şekilde gelişir.

Gurbetçi Şaban (1985)

Yine Kemal Sunal‘ın başrolde yer aldığı Gurbetçi Şaban filminde göç olgusunun toplumsal yansımaları konu ediliyor. Gurbetçi Şaban, saf görünümlü bir garibandır. Ancak kurnazlık yapmaktan geri durmuyor. Şaban’ın, işçi olarak gittiği Almanya’da başından trajikomik olaylar geçer.

Zübük (1980)

Sözünde durmayan, ahlaksız bir adam olan İbrahim Zübükzade‘nin maceraları anlatılır. Aziz Nesin’in ölümsüz eserinden uyarlanan Zübük bürokrasiyi, bozuk düzeni, ikiyüzlü siyasetçileri eleştirerek bizleri bize anlatmıştır.

Namuslu (1984)

Toplumsal yozlaşmayı mizahla anlatan güzel bir filmdir. Filmdeki en trajikomik sahnelerden biri Mutemed Ali Rıza’nın çıldırıp “bende beş para yok. İnanmıyorsanız bakın” diye ceplerini boşaltırken tomar tomar paranın çıkmasıdır. Esnaf aşağıdan “çal abim çal, helal olsun” diye bağırmaktadır gülerek.

Banker Bilo (1980)

Filmin çekildiği yıllarda ülkenin en çok konuşulup tartışılan konusu “banker”likti. Toplumsal olaylara uzak kalamayan Yeşilçam bunu da film malzemesi olarak kullanır ve film yoluyla taşlama yapar.

Pardon (2005)

Ferhan Şensoy‘un, gerçek bir olaydan esinlenerek sinemaya aktardığı bu ilginç komedi filmi, üç yakın arkadaşın talihsiz hayatlarının hikâyesi. Vaktinden çok sonra askerliğini yapan İbrahim nerede bir resmi kıyafet görse hemen oradan kaçar olmuştur. Sadece masum bir korku gibi gözüken bu fobisi yüzünden sevdiği arkadaşları ve kendisinin başına gelmeyen kalmaz.

Vizontele Tuuba (2004)

12 Eylül darbesini komedi diliyle eleştirmesi filmin en büyük artısıdır.12 Eylül öncesi Türkiye’nin genel siyasi ve sosyal durumunu küçük bir doğu kasabasında minimalize etmesi filmin göz ardı edilemeyecek en büyük özelliğidir.