Mısır firavunu Tutankhamun’un mumyasının keşfedilmesi tarihin ilginç olaylarından biridir. Yirminci yüzyılın başlarında; İngiliz Mısır uzmanı Howard Carter, Mısır‘ın Thebes kentinin batı kıyısında bulunan Kraliyet Vadisi’nde uzun yıllar arkeolojik kazılar yapmıştı. 1891’de Carter; Mısır’a geldiğinde, en azından keşfedilmemiş bir mezar bulduğuna ikna olmuştu. Zengin Lord Carnarvon’ın desteğiyle Carter, beş yıl boyunca başarısız sonuçlar almıştı. 1922’lerin başında, Lord Carnarvon aramayı iptal etmek istedi, ancak Carter onu bir yıl daha tutmaya ikna etti.

Tutankhamun’un Keşfedilmesi

Sonunda uzun bekleyiş sonuç verdi ve Carter, Tutankhamun’un mezarına giden girişin on iki adımının başlangıcına vardı. Adımlarını hızlı bir şekilde devam ettirdi ve İngiltere’de bulunan Carnarvon’a bir telgraf çekerek mezarın birlikte açılmasını talep etti. Carnarvon, hemen Mısır’a gitti ve 26 Kasım 1922 tarihinde mezara bakmak için ön oda girişinde bir delik açtılar. Carter ve Lord Carnarvon, 26 Kasım’da mezarın iç odalarına girdiklerinde, 3000 yıldan fazla bir süre sonra hazinesine bile neredeyse dokunulmamış olunmasından heyecan duydular.

Tutankhamun’un Keşfedilmesi

Gruptakiler, mezarın dört odasını keşfetmeye başladılar ve 16 Şubat 1923’te birtakım önemli yetkililerin dikkatli gözleri altında Carter, son odanın kapısını açmayı başardı. İçinde üç tabutun birbirine yuvalanmış şekilde bir lahit bulunuyordu. Altından yapılmış son tabut, mumyalanmış Kral Tut’u içeriyordu. Mezar; altın saray tapınaklarında, mücevheratlarda, heykellerde, savaş arabalarında, silahlarda ve kıyafetlerde bulunan zenginliklerin arasında mükemmel korunmuş şekilde keşfedilen ilk mumya olduğu için en değerli varlıktı.

Tutankhamun’un Keşfedilmesi

Tutankhamun’un Keşfedilmesi

Tutankhamun’un Keşfedilmesi

Tutankhamun’un Keşfedilmesi

Tutankhamun’un mumyasının keşfedilmesi