Üvercinka dergisinin Eylül 2019 tarihli 59. sayısında sayısında, yine çeşitlilik ve derinlik bir arada… Dergi, konu zenginliğini bir bütünsellik anlayışıyla sergilerken, “edebiyatın düşsel bir boşalma alanı olarak” görülemeyeceği imasında bulunarak, güncele Osman Çutsay’ın “gerçek muhalif kimlik” tartışmasıyla uzanıyor. Çutsay, “Eylülistleri Büyümsemeye Mecbur muyuz” sorusuyla açılan yazısında, dergideki Küçük İskender tartışmasını, sözde sol ideolojik değerlerin Türkçeye ve edebiyata 12 Eylül’den beri verdiği zararlar üzerinden geliştirmeyi öneriyor.

İsmet Alıcı, “Bir Nihilist Meta Satıcısı: Küçük İskender” başlıklı yazısında, yayıncılık sektöründe kapitalizmin yazara çarpık yönelişlerin sözcülüğünü yüklemesinin sonuçları üstünde duruyor. Derginin Ağustos sayısında “Camisiz Minareden Namaza Çağırmak” başlıklı yazısıyla Dağhan Dönmez’in getirdiği eleştirileri değerlendiren Seyyit Nezir, “Minareden At Beni” diyerek aydınlanmacı söylemin böyle bir yaklaşımı olamayacağını vurguluyor, sosyal medyada “falluskafa ironisi”yle Fazıl Say’a saldırmanın postmodern tüketim duygusuyla eşdeğerli oluşunu işaret ediyor.

Halûk Cengiz, “Edebiyatın Beyhudeliği” denemesinde, Tolstoy’dan yola çıkarak, yazarların “hangi ihtiyaç ve umutlarla” yazdığını ve yaşanan nice düş kırıklığını onların vargılarına dayanarak sorguluyor. Barış Erdoğan, “Kuş’ku Dili” adlı denemesinde, yazarın dile yaklaşımının sürekli yeni sorularla ve farklı bakış açılarıyla nasıl geliştiğini irdeliyor.

Yazarın konumunun arka planda özne tartışmalarıyla ilişkisine dikkat çekmeyi de savsamayan dergide, Mehmet Akkaya, “Marksizm ve Özne” yazısıyla, özne kuramının tarihsel omurgasını verirken; Seyyit Nezir, kapitalizmde devrimci özne üzerine Alain Badiou’yla söyleşisini sunuyor.

Dergide Hüseyin Alemdar, “Yukarı Dağlarca” yazısında, “Allah da yukarda Fazıl Hüsnü Dağlarca da” sonucuna gelen bir Dağlarca değerlendirmesi sunarken; Işıl Madak Kaya, “Yazdım” başlıklı duygu dökümünde yazma gereksinmesini dışa vuruyor.

Nihat Taydaş, sözü nostaljik yüklerle Simonov’un “Bekle Beni” şiirine getirdiği “Özlemin Şiiri” yazısında, barış kavgasının günümüzde de yakıcı oluşunu anımsatıyor; Halit Payza, “O Malûm Diğer Mantar Bulutu”nda Nagazaki’ye atılan atom bombasının hazırlıklarında nesneleşmiş öznelerin tipik yansımasını sergiliyor.

Derginin “Postmodern Zorbalık ve Ödünç Yaşamlar” başlıklı kapak yazısı tartışmaların bileşkesini verirken; Olcay Bağır, “Bir Turhan Selçuk Efsanesi: Abdülcanbaz” yazısıyla etkili özne önerisi sunuyor.

Mecit Ünal, yazısında, Kaz Dağı’nı emperyalist saldırısına ve yerli işbirlikçilerine karşı savunma eylemlerinin işaret fişeği olan “Kazdağı Festivali 2019”dan sanatçı bakışıyla izlenimlerinin ilkini aktarıyor.

Dergide Nazmi Bayrı, Aydan Ay, Cem Bayındır ve Rasim Savak, güncel göndermeler de içeren öyküleriyle yer alırken, Zühal Tekkanat ve Turgut Tan, günlükleriyle; Songül Eski, Ginsberg’ten çevirileriyle; Elif Sorgun, Halit Özboyacı, Hasan Varol, İhsan Topçu, İsmet Alıcı, Mahmut Aksoy, Melahat Babalık, Muhammet Yakupi, Mustafa Emre, Mustafa Günay, Selami Karabulut, Turgut Tan, Yusuf Ziya Bozdoğan, Zeki Gümüş şiirleriyle katkıda bulunuyor.

Dergideki son yazıda, Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği’ne “hiçbir gerekçesi olmaksızın, cellat histerisiyle saldıran” Aydınlık yazarı Tunca Arslan’ın yazısına derneğin verdiği yanıtın gazetede yayımlanmayışı “Aydınlık Geleneğine Yakışmadı” başlığıyla değerlendiriliyor.

Üvercinka dergisini bayilerde bulamayan okurlar, semt kitabevinin emekkitap.com‘a ya da OdaTV‘ye sipariş vermesini isteyerek kargo ücreti ödemeden dergiyi edinebilirler.