Empresyonizm Nedir? İzlenimcilik Akımının Özellikleri ve Temsilcileri
Işığın ve anın peşindeki ressamlar: empresyonizmin doğuşu, temel özellikleri, öncü sanatçıları ve Türk resmindeki yansımaları.
İçindekiler
Empresyonizm (izlenimcilik), 19. yüzyılın ikinci yarısında Fransa’da doğan ve ressamın bir sahneden aldığı anlık görsel izlenimi, özellikle ışığın ve rengin değişimini tuvale aktarmayı amaçlayan sanat akımıdır. Akademik resmin tarihî, dinî ve mitolojik konularına ve stüdyoda özenle bitirilmiş yüzeylerine karşı çıkan empresyonistler, gündelik hayatı, doğayı ve şehri açık havada, hızlı ve görünür fırça darbeleriyle resmettiler.
Akım adını nereden aldı?
Akıma adını Claude Monet’nin Impression, soleil levant (İzlenim, Gün Doğumu) adlı tablosu verdi. Bir grup genç sanatçı, resmî Salon sergilerinin dışında kalmayı seçerek 1874’te Paris’te bağımsız bir sergi düzenledi. Sergiyi eleştiren bir yazar, Monet’nin tablosunun adından yola çıkarak sanatçıları alaycı bir dille “izlenimciler” diye nitelendirdi. Başlangıçta küçümseme amacı taşıyan bu ad, kısa sürede akımın kendisi tarafından da benimsendi.
Empresyonizmin temel özellikleri
- Işık ve renk: Asıl konu nesnenin kendisi değil, üzerine düşen ışıktır. Aynı sahne günün farklı saatlerinde farklı renklerle görünür.
- Açık havada çalışma: Ressamlar stüdyodan çıkıp doğrudan doğada, nehir kıyılarında, bahçelerde resim yaptılar (Fransızca en plein air). Tüp içindeki hazır boyaların yaygınlaşması bunu kolaylaştırdı.
- Görünür fırça darbeleri: Kısa, hızlı ve birbirinden ayrı dokunuşlar; yakından bakınca dağınık, uzaktan bakınca bütünleşen bir yüzey.
- Saf renkler ve renkli gölgeler: Gölgeler siyahla değil, mavi ve mor gibi renklerle verildi. Renkler paletin üzerinde fazla karıştırılmadan uygulandı.
- Gündelik konular: Kafeler, kır gezintileri, tren istasyonları, dans salonları, sıradan insanlar.
- Anlık kompozisyon: Fotoğrafın da etkisiyle kenarlarından kesilmiş, beklenmedik açılardan bakılmış sahneler.
Önemli temsilcileri
- Claude Monet: Aynı konuyu farklı ışıklarda defalarca resmettiği seriler, saman yığınları, Rouen Katedrali ve nilüferler.
- Pierre-Auguste Renoir: İnsan figürü, kalabalık ve neşeli toplumsal sahneler.
- Edgar Degas: Balerinler, yarış atları ve iç mekânlar; açık havadan çok hareket ve kompozisyonla ilgilendi.
- Camille Pissarro ve Alfred Sisley: Kırsal manzaralar ve köy yaşamı.
- Berthe Morisot: Grubun önde gelen kadın ressamlarından; aile hayatı ve iç mekân sahneleri.
- Édouard Manet: Bağımsız sergilere katılmasa da genç ressamlar üzerinde büyük etkisi olan bir öncü.
Empresyonizmden sonra
Empresyonizmin açtığı yoldan ilerleyen ama ondan ayrılan sanatçılar post-empresyonizm olarak anılır: Paul Cézanne biçim ve yapıyı, Vincent van Gogh duyguyu, Paul Gauguin sembolik rengi, Georges Seurat ise noktalarla bilimsel bir renk anlayışını öne çıkardı. Cézanne’ın biçimleri geometrik yapılara indirgeme çabası, 20. yüzyılda kübizmin doğuşunu doğrudan etkiledi.
Müzikte ve edebiyatta izlenimcilik
İzlenimcilik terimi müzikte de kullanılır. Claude Debussy ve Maurice Ravel’in eserleri, net melodiler yerine renkli armoniler ve atmosfer yaratan seslerle resimdeki izlenimciliğe benzetilir. Edebiyatta ise anlık duyumları ve izlenimleri öne çıkaran anlatımlar için aynı kavram kullanılmıştır.
Türk resminde izlenimcilik
Türk resminde izlenimcilikten etkilenen ilk kuşak, 1914 Kuşağı ya da Çallı Kuşağı olarak bilinir. Avrupa’da eğitim görüp dönen İbrahim Çallı, Feyhaman Duran, Hikmet Onat ve Nazmi Ziya Güran gibi ressamlar, açık havada çalışma ve ışık-renk ilişkisine dayanan bir anlayışı Türkiye’ye taşıdı. Bu nedenle bu sanatçılar sıklıkla “Türk izlenimcileri” diye anılır. Eserlerinin önemli bir bölümünü Türkiye’deki resim müzelerinde görebilirsiniz; Ankara’daki seçenekler için Ankara müzeleri rehberimize bakabilirsiniz.
Neden bu kadar sevildi?
İlk sergilerinde alay konusu olan empresyonistler, zamanla dünyanın en çok sevilen ressamları arasına girdi. Bunun bir nedeni konuların herkesin tanıdığı anlar olmasıdır: bir bahçe, bir nehir kıyısı, bir kafe. Bir diğer nedeni de resimlerin bilgi gerektirmeden duyguyla okunabilmesidir.
Bir empresyonist tabloya nasıl bakılır?
- Önce uzaktan bakın; sahnenin genel ışığını ve atmosferini hissedin.
- Sonra yaklaşın; fırça darbelerinin nasıl ayrı ayrı uygulandığını görün.
- Gölgelerdeki renklere dikkat edin; çoğu zaman siyah değil, mavi ya da mor olduklarını fark edersiniz.
- Resmin hangi mevsimde ve günün hangi saatinde yapıldığını tahmin etmeye çalışın.
Sanatın temel dallarına genel bir bakış için 7 sanat dalı yazımızı da okuyabilirsiniz.
Kültür Postası’nda müze, sergi, kitap ve sanat tarihi üzerine daha fazla yazı için Kültür kategorisine göz atabilirsiniz. Önerileriniz ve düzeltmeleriniz için iletişim sayfamızdan bize yazın.
