Esin U. Harris, “Unutanlar”da, elini korkak alıştırmadan yarattığı metaforik atmosferle yalnızlığın, unutmanın, tekrar hatırlamanın bizler için olduğu kadar aynı hayatı paylaştığımız onca insanın yaşamında oynadığı role, kimlik, aidiyet, sosyokültürel bir pencereden bakarak, kendimizle yüzleşip başkalarına omuz verdiğimizde ortaya çıkacak gücü kendine has bir üslupla anlatıyor.
“- İçlerindeki karanlık daha da derinleşiyor. Hepsini bir araya toplamak bu kez kolay olmayacak Pantus. Özlerinden çok uzaklaştılar, çoğu vazgeçti bile. Gerçek güçlerini tamamen unuttular, karanlığı besliyorlar ve onlara ulaşmamız giderek zorlaşıyor.”
“- Hatırlatma zamanı geldi.”
“- Haklısın, diğer tüm yollar kapalı. Üç boyut tuzaklarında sıkışıp kaldılar. Çoğu korku frekansına takılı. Enerji seviyeleri daha da düşüyor. Dengeyi sağlamak için yeni kodları indirmeliyiz fakat önce frekansları yükseltmeleri şart.”
“-Dönüştürücülerden ulaşabileceğimiz kaç kişi var Miramar?”
“- Öncülerden dokuz ama her an onları da kaybedebiliriz.”
“- Hangisinden başlayalım, Sabri ya da Selin?”
“-Murat?”
Post-modern çağın keşmekeşi “biricik”liğin “özel”liğini pompalayarak herkesi kendi derdiyle, sevinciyle, hüznüyle baş başa bıraktı. Yanı başımızdakini unutturdu. Dinlemeyi, anlamaya çalışma eylemini yaşamlarımızdan çıkardı. Yalnızlaştırdı. Bu yalnızlığa da “değerli” bir kılıf uydurdu. İnsanı kendinden kaçırdı, kendi yüzüne bakamaz hâle getirdi. Ve insan cenin pozisyonundaki umarsız tek başınalığa geri döndü, her şeyi unuttu. Ama diğer taraftan da bu “atanmış” yalnızlık ayyuka çıkmaya başlayınca insan silkelendi. Buğulu aynayı eliyle sildi ve tekrar kendi yüzünü gördü. Böylece her şey baştan başlamış oldu. Esin U. Harris’in A7 Kitap etiketiyle yayımlanan “Unutanlar” adlı kitabı, birbirlerini tanımayan, birbirleriyle alakası olmayan sekiz farklı karakterin hayatlarının en berbat dönemlerinde sürüklendikleri “Yeni Dünya”da, her şeyi tekrar gözden geçirip silkinerek kendilerine gelmelerini ve yine tüm yönleriyle kendilerini keşfetmelerinin hikâyesini anlatan gerçeküstü bir roman.

Atanamamış bir öğretmen, kanser hastası bir doktor, hayattan umudunu tamamen kesmiş bir hayat kadını, etrafındakilerce zerre değer görmeyen bir öğrenci, müptezel bir filozof, ünlü bir besteci, feminist bir avukat ve namazında niyazında bir ihtiyar, yaşamlarının en zor dönemlerinden geçmektedir. Birbirlerinden farklı bu sekiz karakter, iç dünyalarındaki korkularıyla yüzleşmek, aralarındaki farklılıkları koşulsuz şartsız kabul etmek için kendilerini sürreal bir yerde bulurlar. Sekiz karakter de bu durumu anlamlandırmaya ve buradan kurtulmanın yollarını bulmaya çalışır ancak yeryüzünün ve insanlığın ortak yazgısındaki gerçeklerle karşı karşıya gelmeden bunun olamayacağının farkına varırlar. Karşılarına çıkan en karanlık taraflarını ve zihinlerinin dehlizlerinde uykuya yatmış korkularıyla karşı karşıya gelerek, topyekûn bir dönüşümle daha zorlu görevlerle başa çıkmak zorunda kalan grup hem kendilerine hem başkalarına yepyeni bir düzenin kapısını aralar.
Esin U. Harris, “Unutanlar”da, elini korkak alıştırmadan yarattığı metaforik atmosferle yalnızlığın, unutmanın, tekrar hatırlamanın bizler için olduğu kadar aynı hayatı paylaştığımız onca insanın yaşamında oynadığı role kimlik, aidiyet, sosyokültürel bir pencereden bakarak, birbirimizi anlamaya çalışmanın getirdiği gücü kendine has bir üslupla anlatıyor. Sekiz karaktere de söz vererek okuru bir anlamda toplumun farklı statülerinden gelen prototiplerle buluşturan “Unutanlar”, zengin tasvirleri, felsefi derinliği ve anlatım diliyle kendi yolunu kendi yaratan bir kitap.

0 Comments