Kızıl bir kıyametin ortasında varoluş sancısı: Rahatsız Edici Miktarda Kan

Can Temiz, Rahatsız Edici Miktarda Kan ile okuru sadece bir korku tüneline sokmuyor; onu, "Ben kimim?" sorusunun en vahşi ve en kanlı cevabıyla yüzleştiriyor.


Lüks plazalar, şampanya kadehleri ve başarı hırsıyla örülü steril bir dünyadan; etten ağaçların, kandan nehirlerin ve çarpık ilahilerin hüküm sürdüğü bir cehenneme uyanmak… Can Temiz, Rahatsız Edici Miktarda Kan ile okuru sadece bir korku tüneline sokmuyor; onu, “Ben kimim?” sorusunun en vahşi ve en kanlı cevabıyla yüzleştiriyor.

Prenseslikten Kurbanlığa: Lila Haltar’ın Çöküşü ve Yükselişi

Hikâyenin merkezinde, dünyanın tepesinde olduğunu sanan ama aslında bir laboratuvar faresinden farksız olduğunu acı bir şekilde öğrenen Lila Haltar var. Lila, holdinglerin ve markaların varisi, babasının “kusursuz” kızı olarak başladığı yolculuğuna, kendi kanında boğulmak üzere olan bir “Vasıta” olarak devam ediyor. Kitap, Lila’nın lüks ofisindeki narsistik varoluş krizini bir anda kesip, onu bileklerine kadar kana gömülü bir hastane odasına hapsederek başlıyor.

Ancak bu sıradan bir “hayatta kalma” hikâyesi değil. Lila’nın kaçtığı şey sadece koridorlarda dolaşan, yüzleri beyaz tüllerle örtülü “Rakkal”lar ya da tavuk bacaklı, çift kafalı “Mahlelun”lar değil. Lila, bizzat kendi varoluş amacından, babasının onun için yazdığı o korkunç kaderden kaçıyor.

Aile Bağları Değil, Kanlı Zincirler

Romanın en çarpıcı yönü, aile kavramını gotik ve endüstriyel bir korku öğesine dönüştürmesi. Lila’nın babası Ummar Kaltun (Haltar), sadece bir şirket CEO’su değil; binlerce yıllık karanlık bir anlaşmanın, “Pulva Rahar”ın yürütücüsü. Babası, Lila’yı sevdiği için değil, onu doğru zamanda, doğru yıldız diziliminde kurban edip “Tek Beyin” ile birleşerek mutlak güce ulaşmak için yetiştiriyor.

Ve Lila’nın yüzleştiği en büyük dehşet: Kendisinin bir birey değil, ölen ikiz kardeşi Rita’nın yerine geçmesi için üretilmiş bir klon olduğu gerçeği. Hayatı, anıları, hatta travmaları bile birer kopya. Bu noktada kitap, bir korku romanından çıkıp, “Yaratılanın Yaratıcısına İsyanı”na, veya bir başka ifadeyle modern bir Frankenstein anlatısına dönüşüyor. Lila, babasının (yaratıcısının) onu öldürmek için tasarladığı bedeni, onu yok etmek için bir silaha çevirmeye çalışıyor.

Grotesk Bir Estetik: Et, Metal ve Büyü

Kitabın atmosferi, okuru sürekli diken üstünde tutan, klostrofobik ve “ıslak” bir dokuya sahip. Yazar, mekânları tasvir ederken sınır tanımıyor. İnsan yüzlerinden oluşan ve acı içinde inleyen ağaçlar, duvarlardan sarkan ve nabız gibi atan damarlar, “Cevazur” adı verilen ve insanı erimiş bir et yığınına dönüştüren hastalık ve gökyüzünde asılı duran, insanları içine çeken devasa bir Göz…

Bu kâbusun içinde Lila’ya eşlik edenler ise en az düşmanları kadar ilginç: Derisi yüzülmüş ama sadakatinden vazgeçmeyen kurt Lazarus ve ona yol gösteren kör, kanlı bir karga.

Rahatsız Edici Miktarda Kan, finali itibarıyla size şu soruyu sordurmaya çalışıyor: Güvenli ve konforlu bir kölelik mi, yoksa acı verici ama gerçek bir özgürlük mü? Eğer mideniz sağlam, sinirleriniz çelik gibiyse ve “aile travması” kavramının ne kadar ileri gidebileceğini görmek istiyorsanız, bu kitap sizi bekliyor. Ancak uyaralım: Sayfaları çevirirken elinize kan bulaşabilir.

Barkın Orhan Kalamış

author avatar
Kültür Postası

Like it? Share with your friends!

Kültür Postası

0 Comments

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube and Vimeo Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format